Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ülkemizin ekonomik performansını mercek altına alarak ikinci çeyrek büyüme oranını duyurdu. Verilere göre, Türkiye ekonomisi bu dönem içerisinde yüzde 4,8 oranında büyüme kaydetti. Büyümenin derinlemesine incelendiğinde, sektörel bazda dikkat çekici farklılıklar gözlemleniyor.
İnşaat sektörü, büyüme sıralamasında en üst sırada yer alarak yüzde 10,9’luk bir artış gösterdi. Bu sektörü, bilgi ve iletişim alanında kaydedilen yüzde 7,1’lik büyüme izledi. Sanayi sektörü ise yüzde 6,1 oranında büyüyerek dikkate değer bir performans sergiledi.
Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri alanları da yüzde 5,6 oranında büyümeyi başardı.
Mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 5,4, finans ve sigorta sektörü yüzde 2,6, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 2,6, diğer hizmet faaliyetleri ise yüzde 2,1 oranında büyüme kaydetti.
Ancak bazı sektörlerde daralma meydana geldi. Tarım sektörü yüzde 3,5 oranında bir düşüş yaşarken, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmetler alanında yüzde 1,2’lik bir azalma kaydedildi. Ürün üzerindeki vergiler ile sübvansiyonlar farkı ise yüzde 3,0 oranında artış gösterdi.
Büyüme rakamlarının yanı sıra Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) da dikkat çekici bir seviyeye ulaştı. Cari fiyatlarla hesaplanan GSYH, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 43,7 artarak 14 trilyon 578 milyar 556 milyon TL’ye ulaştı.
ABD doları bazında ise ikinci çeyrek GSYH değeri 377 milyar 622 milyon dolar olarak belirlendi.
Tüketim ve yatırım eğilimleri de büyüme ile paralel bir seyir izliyor. Yerleşik hane halklarının nihai tüketim harcamaları yüzde 5,1 oranında artış gösterdi. Buna karşın devletin nihai tüketim harcamalarında yüzde 5,2’lik bir azalma yaşandı.
Gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 8,8 oranında bir artış kaydetti. Dış ticaret verilerine bakıldığında, mal ve hizmet ihracatı yüzde 1,7 artarken, ithalat oranı yüzde 8,8 yükseliş gösterdi.
İş gücü ödemeleri de bu dönemde önemli bir artış sergiledi. İş gücü ödemeleri yüzde 42 artarken, net işletme artığı ve karma gelir yüzde 46,3 oranında bir artış yaşadı.
Geçen yılın aynı döneminde iş gücü ödemelerinin Gayrisafi Katma Değer içindeki payı yüzde 38,8 iken, bu yıl bu oran yüzde 38,4 olarak kaydedildi. Net işletme artığı/karma gelir payı ise yüzde 39,5’ten yüzde 40,2’ye yükseldi.
Sonuç olarak, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH, bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,6 oranında büyüme gösterdi. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH ise geçen yılın aynı dönemiyle karşılaştırıldığında yüzde 4,6’lık bir artış elde etti.
Türkiye ekonomisi, çeşitli sektörlerdeki farklı performanslar ile birlikte büyüme ivmesini sürdürmeye devam ediyor.