Adıyaman Üniversitesi bünyesinde faaliyete geçecek olan Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü, 2025-2026 eğitim-öğretim döneminde öğrenci kabulüne başlayacak. İlk aşamada 20 kişilik kontenjan ile eğitim vermeye başlayacak bölüm, bölgenin tarımsal potansiyelini artırmayı hedefliyor.
Adıyaman, Türkiye’nin tarım alanında önemli merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Yaklaşık 109.347 çiftçi ailesinin yaşadığı bu kent, özellikle bahçecilikte yürütülen projeler sayesinde meyve üretiminde önemli bir artış sağladı.
Badem, dut, Trabzon hurması, antepfıstığı, nar, zeytin, üzüm ve ceviz, Adıyaman’ın öne çıkan tarımsal ürünleri arasında yer alıyor. Bu ürünler, hem iç tüketim hem de ihracat açısından büyük bir pazar payına sahip.
Tarımsal üretim verileri, Adıyaman’ın sektördeki güçlü konumunu gösteriyor. Kent, badem üretiminde Türkiye genelinde ekiliş alanı ve üretim miktarı açısından birinci sırada. Dut, ekiliş alanında birinci, üretim miktarında ise üçüncü sırada yer alıyor.
Trabzon hurması, ekiliş alanı ve üretim bakımından Türkiye’de üçüncü; antepfıstığı dördüncü, nar ise altıncı sırada bulunuyor. Özellikle baklavacılık sektöründe tercih edilen iç fıstık, Adıyaman’dan tedarik edilerek ülke genelinde önemli bir ekonomik değer yaratıyor.
Açılacak Bahçe Bitkileri Bölümü, Adıyaman’ın tarım potansiyelini bilimsel verilere dayalı araştırmalarla desteklemeyi ve sektöre nitelikli ziraat mühendisleri sunmayı amaçlıyor.
Programın güçlü akademik kadrosu, öğrencilere teorik bilgilerin yanı sıra uygulamalı dersler ve saha çalışmaları ile pratik deneyim kazandırmayı sağlayacak. Bu yaklaşım sayesinde, bölgenin tarımına doğrudan katkı sağlayacak uzmanlar yetiştirilmesi hedefleniyor.
Bahçe Bitkileri Bölümü’nün hayata geçmesinde önemli rol oynayan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve diğer paydaşlara teşekkür ediliyor.
Bu akademik gelişme, Adıyaman’ın tarımsal kalkınmasına katkı sağlamakla kalmayıp, bölge ekonomisine uzun vadeli faydalar getirmesi bekleniyor. Tarım sektöründeki bu yenilikler, Adıyaman’ın tarımsal zenginliğini daha da artırarak, gelecekteki üretim potansiyelini güçlendirecektir.