Kamu çalışanlarının Türkiye’nin dört bir yanında özveriyle görev yaptığını vurgulayan Büro Memur Sen Başkanı Resul Taşkın, ekonomik koşulların memurların alım gücünü ciddi bir şekilde erittiğini kaydetti.
Taşkın, “Son yıllarda yüksek enflasyon, artan kira ve yaşam maliyetleri, memurlarımızın günlük yaşamını zorlaştırdı. Maaşlar temel ihtiyaçları bile karşılamıyor, bu da sosyal yaşamdan kopmaya yol açıyor.
Bu durum, bireysel refahı etkilediği gibi kamu hizmetlerinin etkinliğini de zedeliyor” dedi.
Taşkın, 8. Dönem Toplu Sözleşme sürecinde taleplerini beş ana başlık altında topladıklarını açıkladı. Bu sürecin yalnızca bugünkü koşulları değil, kamu çalışanlarının gelecekteki sosyal ve mesleki güvenceleri üzerinde de büyük bir etkisi olacağını belirtti.
İlk olarak, gerçekçi maaş artışlarının sağlanmasını talep eden Taşkın, 2026 ve 2027 yıllarını kapsayan bir plan çerçevesinde adil ve refah payı içeren maaş artışları yapılması gerektiğini dile getirdi.
İkinci olarak, vergi yükünün hafifletilmesi gerektiğini vurgulayarak, gelir vergisi dilimlerinin güncellenmesi ve yılın ikinci yarısında yaşanan net maaş kayıplarının önlenmesini istedi.
Üçüncü başlıkta, özlük haklarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Taşkın, görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının düzenli olarak gerçekleştirilmesi, ek ödemelerin ve sosyal yardımların güncellenmesi gerektiğini dile getirdi.
Dördüncü olarak, sosyal yardımların artırılması gerektiğini belirten Taşkın, aile yardımı, çocuk yardımı ve kira desteği gibi kalemlerin yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi.
Son olarak, çalışma barışının sağlanması için liyakat esaslı bir yönetim anlayışının kamu kurumları içinde yaygınlaştırılmasını önerdi.
Taşkın, kamu çalışanlarının bayram ikramiyesi alamayan tek kesim olduğu gerçeğine de dikkat çekerek, Ramazan ve Kurban Bayramlarında kamu görevlilerine de ikramiye verilmesini talep etti.
Kira yükü hakkında da ciddi uyarılarda bulunan Taşkın, “Bugün memur maaşının yarısı kira giderine gidiyor. Barınma hakkı, sadece büyükşehirlerde çalışanları değil, tüm kamu görevlilerini ilgilendiriyor. Devletin adaletli bir yaklaşım sergilemesi gerekiyor” şeklinde konuştu.
Ayrıca, Kamu İşveren Heyeti’ne de çağrıda bulunan Taşkın, tekliflerin zamanında sunulmasını ve görüşmelerin uzlaşma ile sonuçlanmasını istedi. 8.
Dönem Toplu Sözleşme sürecinin Hakem Kurulu’na kalmaması gerektiğini ifade eden Taşkın, “Masaya taleplerimizi değil, adaletin ve hakkaniyetin temsilini koyuyoruz. Kamu çalışanlarının emeği kutsaldır ve bu emeğin karşılığını almak için kararlılıkla mücadele edeceğiz” dedi.
Son olarak, Taşkın, “Kamu çalışanlarının refahı, ülkemizin geleceği demektir” diyerek, hem ekonomik hem de sosyal haklar için mücadelenin süreceğini sözlerine ekledi.