DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Abdullah Öcalan ile doğrudan iletişim kurmak amacıyla parti içinde bir heyet oluşturulduğunu duyurdu. Doğan, “Eş başkanlarımız ve MYK üyelerimizin yer alacağı bir heyetle, en kısa zamanda İmralı Adası’na bir ziyaret gerçekleştirmeyi planlıyoruz.
Bu ziyaret ile mevcut durumu değerlendirmek ve örgütlülüğümüzü güçlendirmek için istişareler yapmayı amaçlıyoruz” şeklinde konuştu.
Öcalan’ın, Mesut Barzani, Neçirvan Barzani, Mazlum Abdi, Kubat ve Bafel Talabani gibi önemli isimlerle görüşmeyi arzuladığını aktaran Doğan, bu görüşmelerin bölgedeki demokratik çözüm süreçlerine katkıda bulunabileceğini dile getirdi.
Doğan, DEM Parti olarak Meclis çatısı altında özel yetkili bir komisyon kurulması gerektiğini yineleyerek, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a çağrıda bulundu. “Meclis tatile girmeden önce bu komisyonun kurulması için partileri bir araya getiren bir zirve düzenlenebilir.
Böylece ortak bir zemin oluşturabiliriz” diye ekledi. Ayrıca, komisyonun usul ve esasları üzerine kapsamlı bir hazırlık yaptıklarını da sözlerine ekledi.
Bayram öncesi birçok siyasi partiyi ziyaret ettiklerini belirten Doğan, özellikle CHP, Saadet, DEVA, Gelecek, Yeniden Refah, AK Parti ve MHP ile yürütülen görüşmelerde sürecin şeffaf ve eşitlikçi olması yönünde talepler aldıklarını ifade etti.
“Usul tartışmaları dışında genel bir uzlaşı havası var. Bu sürecin Meclis çatısı altında ilerlemesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.
İmralı’da Abdullah Öcalan ile birlikte toplamda yedi tutuklunun bulunduğunu da belirten Doğan, son sevk edilen isimlerin Zeki Bayhan, Mahmut Yamalak ve Ergin Atabey olduğunu aktardı.
Bu kişilerin Öcalan ile birlikte kolektif bir çalışma yürüttüğünü vurgulayan Doğan, “Burada bir sekreterya değil, bir çalışma grubu var” dedi.
DEM Parti olarak 2 binden fazla halk buluşması gerçekleştirmeyi planladıklarını açıklayan Doğan, bu buluşmaların yalnızca salon toplantılarıyla sınırlı kalmayacağını, ev ziyaretleri, şenlikler, şölenler ve yerel etkinliklerle Türkiye genelinde yayılacağını belirtti.
“Bu buluşmalarla barış arayışını, demokratik toplum inşası ile bir tutuyoruz” şeklinde konuştu.
CHP’li belediyelere yönelik operasyonlara da değinen Doğan, hukukun araçsallaştırıldığını savundu. “Hukuk, adalet sağlamak için vardır; toplumu bastırmak için değil. Masumiyet karinesi ve tutuksuz yargılanma ilkesi ihlal ediliyor” dedi.
Kamuoyunda bu operasyonların siyasi olduğuna dair ciddi bir kanaatin oluştuğunu belirten Doğan, “Eğer bu kanaat yerleşmişse, bunu değiştirmek iktidarın sorumluluğundadır” şeklinde ekledi.
İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını da ele alan Doğan, “İsrail, bir kez daha insanlık suçu işliyor. Uluslararası hukuk ve insanlık onuru ayaklar altına alınıyor. Gıda ve ilaç yardımı engelleniyor. Buna sessiz kalanlar, bu suça ortaktır” dedi.
Abdullah Öcalan’ın örgütüne sunduğu metnin sosyalizmden ortak yaşama, mezhepçiliğe kadar geniş bir yelpazeye hitap ettiğini belirten Doğan, metnin yalnızca PKK’ye değil, tüm kamuoyuna yönelik olduğunu vurguladı. “Metnin açık ve sağlıklı bir tartışmayla ele alınması gerekiyor” diyerek sözlerini tamamladı.