DEM Parti Genel Başkanı Ayşegül Doğan, silah bırakma töreniyle ilgili düzenlediği basın toplantısında, bu sürecin yalnızca partilerinin değil, Türkiye’nin tüm siyasi aktörlerinin sorumluluk alması gereken bir dönem olduğunu dile getirdi.
Doğan, “Bu tarihi an, Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt meselesinin eşit, adil, onurlu ve kalıcı çözümü için kritik bir eşiktir” dedi.
Doğan, toplantıda yaptığı açıklamalarda, sürecin önemine vurgu yaptı. “Bu süreçte sadece izleyici konumda değiliz, aynı zamanda hayati sorumluluklar da üstleniyoruz. İnsan yaşamının söz konusu olduğu bir dönemdeyiz. 26 yıl sonra ilk kez Abdullah Öcalan’dan bir görüntü gördük.
Bu süreç, Türkiye’nin ve bölgenin geleceği açısından tarihi bir dönüm noktasıdır” ifadelerini kullandı.
PKK lideri Abdullah Öcalan’ın video mesajında yer alan silahların tamamen devre dışı bırakılması konusunu ele alan Doğan, bu çabanın, onlarca yıllık bir mücadelenin ve emeğin bir sonucu olduğunu söyledi. “1993’te yarım kalan bir süreç, bugün tamamlanmak isteniyor” dedi.
Doğan, DEM Parti’nin bu süreçte sadece tanık değil, aynı zamanda süreçlerin kolaylaştırıcısı olduğunu belirtti. “Barışın, eşitliğin ve demokratik çözümün gerçekleşmesi için üzerimize düşen her türlü sorumluluğu almaya hazırız” dedi.
Bu yaklaşımın Türkiye’deki tüm siyasi ve toplumsal aktörler tarafından benimsenmesi gerektiğini ifade etti.
DEM Parti’nin daha önce Meclis’te tüm partilerin yer alacağı özel yetkili bir komisyon kurulması çağrısında bulunduğunu hatırlatan Doğan, komisyonun henüz oluşturulmamasının bir eksiklik olduğunu ifade etti. “Zaman kaybetmemek gerekiyor. Bu tarihi sürecin Meclis’te temsili şart.
Komisyon, hem toplumsal barışın inşasında hem de demokratikleşmenin kurumsallaşmasında önemli bir rol oynayabilir” dedi.
Gazetecilerin Öcalan’dan ikinci bir video mesaj gelip gelmeyeceğine ilişkin sorusunu yanıtlayan Doğan, böyle bir bilgiye sahip olmadıklarını söyledi. “11 Temmuz’da Süleymaniye’deki törene gideceğiz, ancak törenin içeriği hakkında detaylı bilgi yok” diye ekledi.
Doğan, 11 Temmuz’da yapılacak törene sadece DEM Parti’nin değil, Türkiye’deki tüm siyasi yapıların katılması gerektiğini belirtti. “Bu, yalnızca DEM Parti’nin değil, Türkiye’nin tüm siyasi aktörlerinin meselesidir.
İktidar bloğu, Meclis’teki muhalefet ve parlamento dışındaki partiler de bu tarihi ana tanıklık etmelidir. Türkiye’de demokratik siyasetin genişlemesini istiyorsak, bu sürece hep birlikte sahip çıkmalıyız” dedi.
Sürecin kalıcı olması için yasal güvencelerin oluşturulması gerektiğine dikkat çeken Doğan, “Demokratik siyasete geçiş için gereken tüm mekanizmalar bir an önce oluşturulmalı. Ne gerekiyorsa yapılmalı ki bu fırsat kalıcı hale getirilsin” şeklinde konuştu.
Son olarak, mevcut siyasi dilin çözüm üretmediğini belirten Doğan, yeni bir yaklaşım ve dilin gerekliliğine değindi. “Bu meseleyi bir taviz veya yenilgi olarak görmek yerine, onurlu bir barışın başlangıcı olarak değerlendirmeliyiz.
Geçmiş yıllar bize gösterdi ki bu dille çözüme ulaşamayız. Yeni bir dil, yeni bir üslup ve yeni bir siyaset anlayışına ihtiyacımız var. Toplumun buna ihtiyacı var” diyerek sözlerini tamamladı.