Türkiye’nin sanayi yapısının büyük ölçüde düşük ve orta teknolojili ürünlere dayandığını ifade eden Anahtar Parti İl Başkanı Emircan Ahmet Alsan, bu durumun ihracatta yeterli katma değer sağlanmasını engellediğini söyledi.
2024 yılı itibarıyla yüksek teknolojili ürünlerin ihracattaki oranın yalnızca %3,4 olduğunu belirten Alsan, bu oranın OECD ortalamasının çok altında kaldığını kaydetti.
Sanayi üretiminin yıllık büyüme oranının %1,4 olduğunu dile getiren Alsan, bu tabloyu sürdürülebilir bulmadığını belirtti.
Alsan ayrıca, kişi başına düşen ihracatın 2.200 dolar civarında kaldığını ve Türkiye’nin sanayileşme sürecini tamamlamadan dışa açıldığını vurguladı. Bu durumun, ticarette yüksek seviyede ithalata bağımlılık yarattığını aktardı.
Ekonomik kırılganlıkların dört ana nedeni üzerinde duran Alsan, mevcut sistemin işleyişine dair ciddi sorunlar olduğuna dikkat çekti. Kurumsal parçalanmanın sanayi politikalarının dağınık bir yapıda olduğunu ve stratejik bir koordinasyon eksikliği olduğunu işaret etti.
Bu durumun, ortak veri altyapısının yetersizliği ve performans takibinin yapılmaması gibi sorunlarla birleştiğini ifade etti.
Teşvik sisteminin verimsizliğine dikkat çeken Alsan, genel teşvik uygulamalarının kamu kaynaklarını israf ettiğini söyledi. Bölgesel projelerin beklenen etkiyi yaratmadığını belirten Alsan, nitelikli işgücü açısından da ciddi bir sorunla karşı karşıya olunduğunu belirtti.
İşverenlerin büyük bir kısmı, mezunların sanayinin ihtiyaç duyduğu becerilere sahip olmadığını düşünmekte. Bu da sanayi ile eğitim sistemi arasındaki bağlantının kopukluğu nedeniyle ortaya çıkan bir sorun olarak öne çıkıyor.
Küçük ve orta ölçekli işletmelerin teknolojiye erişiminin zayıf olduğunu ifade eden Alsan, Türkiye sanayisinin %99’unu oluşturan KOBİ’lerin dijital dönüşüm ve AR-GE konularında yetersiz kaldığını vurguladı.
Marmara Bölgesi’nde yoğunlaşan sanayi yatırımlarının Anadolu’daki göç, işsizlik ve güvenlik sorunlarını derinleştirdiğini belirten Alsan, bu dengesizliği gidermek için Adıyaman gibi illerin yeterince desteklenmesi gerektiğini belirtti.
Anahtar Parti’nin çözüm önerileri üç temel amaca odaklanıyor: cari açığı azaltmak, istihdamda nitelik dönüşümünü sağlamak ve Türkiye’yi küresel değer zincirlerinde daha yukarı taşımak.
Bu hedeflere ulaşmak amacıyla önerilen adımlar arasında, her bölge için belirli sektörlerde kümelenme oluşturulması, katma değer üreten ve yüksek teknoloji içeren sektörlere yönelik seçici teşviklerin sağlanması ve sanayi politikalarının koordinasyonunu sağlayacak bir Performans Değerlendirme Yüksek Kurulu’nun kurulması yer alıyor.
Organize Sanayi Bölgeleri’nin çevreci, dijital ve üniversitelerle entegre hale getirilmesine yönelik yeni bir model geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Alsan, her OSB için özel Ar-Ge birimlerinin açılmasını önerdi.
Ayrıca, teknik okulların her OSB’ye özel müfredata sahip olarak açılması ve üniversitelerde sanayi stajlarının zorunlu hale getirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Son olarak, Türkiye’nin ithalata dayalı büyüme modelinden çıkması gerektiğini vurgulayan Emircan Ahmet Alsan, “Türkiye, yıllardır bu modelle dış ticaret kanalı üzerinden kaynak aktaran bir ekonomiye dönüştü. Anahtar Parti olarak bu kısır döngüyü kırmakta kararlıyız.
Yeniden yapılandırılacak Devlet Planlama Teşkilatı çatısı altında, AR-GE ve yüksek teknoloji odaklı bir üretim ekonomisi inşa edeceğiz” dedi. Uzun vadede, zaruri girdiler dışında tüm üretim bileşenlerini yerli hale getirmeyi hedeflediklerini belirtti.