Adıyaman’daki su sıkıntısına dair dikkat çekici açıklamalarda bulunan Mali Müşavir İsmail Karaaslan, 2025 yılının, bu şehirde susuzluğun en yoğun şekilde hissedileceği bir dönem olarak kayıtlara geçeceğini öne sürdü. Karaaslan, “Evet, suyu musluktan değil, tankerlerden almak zorunda kaldık. Yanlış duymuyorsunuz” dedi.
Karaaslan, yıllardır süregelen iklim değişikliği, kuraklık ve etkili su yönetimi konularında yapılan uyarılara rağmen herhangi bir somut adım atılmadığını vurguladı.
Yer altı su kaynaklarının hızla tükenmekte olduğunu belirten Karaaslan, yeni su kuyularının açılması ve mevcut kaynakların korunması yönündeki önlemlerin sürekli olarak ertelendiğine dikkat çekti.
Karaaslan, geçmiş ve mevcut yönetimleri de eleştirerek, “Suçlu, bu sorunlara önlem almayanlar ve muhalefette iken memleketin susuz olduğunu bilerek yönetime talip olanlardır. Herkes topu birbirinin üzerine atıyor ancak unutmayın, sorumlu hepinizsiniz.
Bu mesele, saçma açıklamalarla geçiştirilecek bir konu değil. İnsanlarımız kalıcı çözümler bekliyor” şeklinde konuştu.
Su sorununu yalnızca altyapı ile sınırlı görmeyen Karaaslan, yönetim ve öncelik eksikliklerinin de aynı derecede önemli olduğunu belirtti. Adıyaman’daki yaşam koşullarının su sıkıntısından olumsuz etkilendiğini vurgulayan Karaaslan, “Yol, su, toz, toprak, çamur ve çukur…
İnsanlar evlerine geçmekte zorluk çekiyor. Bugün Adıyaman’da yaşam, musluktan değil, tanker hortumundan akıyor” diye ekledi.
Su, yaşamın temel bir unsuru olarak kabul edilmeli diyen Karaaslan, “Geçmişte yapılmayanlar için artık geç kaldık ama geleceği kurtarmak için hâlâ bir şansımız var. Kalıcı ve sürdürülebilir çözümleri uygulamak zorundayız.
Su artık bir lüks değil, temel bir hak olarak görülmeli ve korunmalıdır. Bu durumu hak etmedik. Geçici çözümlerle yetinmeyelim, bir an önce kalıcı çözümler bulalım. Adıyaman’da yaşamak tek suçumuz olmasın” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.